Kahramanlık mı Dolandırıcılık mı? Jérôme Kerviel'in Hikâyesi
Dünyanın en zengini insanını hemen hemen herkes tanır. Peki en fakir insanını tanıyor musunuz? İşte karşınızda dünyanın en fakir insanının hikayesi.

Bretonya'nın en Bretonca kasabası
Jérôme Kerviel, 11 Ocak 1977'de Fransa'nın kuzeybatısındaki Bretonya bölgesinde Finistère'e bağlı Pont-l'Abbé kasabasında dünyaya geldi [1]. Kasaba, XIV. yüzyılda Loctudyli bir keşişin nehir haliçi üzerine kurduğu ilk köprü sayesinde oluşmuş ve adını da bu köprüden almıştır: "Rahibin köprüsü" [3]. Bugün yaklaşık 8.500 kişinin yaşadığı kasaba, Pays Bigouden adıyla bilinen bölgenin merkezi sayılmaktadır [3]. Maupassant ise burayı Bretonya'nın en Bretonca kasabası olarak tanımlamıştır [4].
Bölgenin kimliği, kadınların taktığı uzun dantel başlıkla (coiffe bigoudène) özdeşleşmiştir. "Bigouden" kelimesi 1830'larda ortaya çıkmış ve önce başlığın tepesindeki küçük sivri uca verilen addı [6]. Bu gelenek uzun süre yaşamış, öyle ki 1993'te bile 400'den fazla kadın bu başlığı ve kıyafeti günlük olarak giymekteydi [6].
Pays Bigouden aynı zamanda yoksulluk ve isyan hafızası taşıyan bir bölgedir. 1675'teki Bonnets Rouges vergi isyanında köylüler bir senyörü asmış, Pont şatosu da yağmalanıp yakılmıştı [5]. 1847'de ise halk açlık çekerken patateslerin gemiye yüklenmesi üzerine kasabada bir ayaklanma çıktı [5]. XX. yüzyılın başında kasabanın ana geçim kaynağı dantelcilikti [5]. Balıkçılık, tarım ve el emeğiyle geçinen bu işçi ve esnaf toplumu, Kerviel'in ailesinin de içinden geldiği çevreydi.
Annesi Marie-Josée kasabada bir kuaför salonu işletirken babası demirci olarak çalışmış, sonradan bir meslek okulunda öğretmenliğe geçmişti [1][16]. Kerviel, kendisinden büyük ağabeyi Olivier ile birlikte kasabanın kenarında mütevazı bir evde büyüdü [16]. Babası 2006'da, yani oğlunun adını tüm dünyaya duyuracak skandaldan iki yıl önce hayatını kaybetti [7]. Annesine dair bir ölüm kaydı bulunmamakta aksine 2015'te Kerviel'in tatillerde dul annesini ziyaret etmek için trenle Bretonya'ya gittiği aktarılmaktadır [8].
Kerviel; hobi olarak yelken, judo ve siyasetle ilgilenmiştir [2]. Hatta 2001 yılında Pont-l'Abbé belediye meclisi seçimlerinde, görevdeki UMP'li belediye başkanı Thierry Mavic'in listesinde aday oldu. Ancak seçilemeyecek bir sıraya yerleştirildiğinden meclise giremedi [2].
Sıradan bir öğrenci
Kerviel, lise sonrasında Nantes Üniversitesi'nde finans alanında lisans eğitimini tamamladı [9]. Nantes, bugün ekonomi alanında Fransa'nın en güçlü devlet üniversiteleri arasında sayılmaktadır. 2026 Thotis sıralamasında ekonomide 6. sırada yer almaktadır [10].
Lisansın ardından Lyon'a geçen Kerviel, 1999-2000 döneminde Université Lumière Lyon 2'de "Management des Opérations de Marché" adlı yüksek lisans programını okudu ve 2000'de "assez bien" (orta-üstü) dereceyle mezun oldu [9]. 1970'lerin başında eski Lyon Üniversitesi'nin bölünmesiyle kurulan Lyon 2, daha çok beşerî ve sosyal bilimlerdeki gücüyle tanınmakta, Şanghay sıralamasında ise yer almamaktadır [11]. Aynı sıralamada ekonomide 13., işletmede 37. sıradadır [10].
Okuduğu programın içeriği, Kerviel'in sonraki kariyerini anlamak için önemlidir. Bu program, finans piyasası işlemlerinin kontrolü, organizasyonu ve güvenliği üzerine profesyonel yetiştirmekteydi [9]. Yani Kerviel; trader olmak için değil, traderları denetlemek için eğitilmişti.
Hocalarından Gisèle Reynaud, onu diğerlerinden farklı olmayan kendini öne çıkarmayan sıradan bir öğrenci olarak hatırlamaktadır [1]. Bu da dikkat çekicidir, zira Fransız finans elitinin büyük kısmı Polytechnique ve HEC gibi seçkin "grandes écoles"lardan gelmektedir. Taşradan gelen devlet üniversitesi mezunu bu genç, ilerleyen yıllarda "elit traderların arasındaki yabancı" anlatısının da merkezine yerleşecekti.
Bir imparatorluk bankasında denetçi
2000 yılında, 23 yaşındayken, Kerviel Fransa'nın en köklü bankalarından biri olan Société Générale'de işe başladı. Bankanın ne denli büyük bir yapı olduğunu anlamak, Kerviel'in ileride ulaşacağı rakamların ağırlığını kavramak için gereklidir.
Société Générale, 4 Mayıs 1864'te İmparator III. Napolyon'un imzaladığı bir kararnameyle kuruldu [13]. Tam adı "Fransa'da ticaret ve sanayinin gelişimini destekleme şirketi" anlamına gelmekteydi. Kurucuları arasında ilk müdür Paulin Talabot ile Rothschild ailesi de bulunmaktaydı [14]. Banka, Sanayi Devrimi'nin finansmanında belirleyici bir rol üstlendi ve 1871'de ilk yurt dışı şubesini Londra'da açtı [13]. 1889'da açılan Eyfel Kulesi'nin finansmanında da payı vardı [12].
Banka hızla büyüdü: 1870 ile 1940 yılları arasında şube sayısı 32'den 1.500'e çıktı ve iki savaş arası dönemde mevduat bakımından Fransa'nın lider kredi kuruluşu hâline geldi [13]. Birinci Dünya Savaşı arifesinde 14 ülkede varlık göstermekteydi. 2 Aralık 1945'te devletleştirilen banka, Fransa'nın savaş sonrası yeniden inşasının finansmanında rol aldı ve Temmuz 1987'de yeniden özelleştirildi [13].
Kerviel'in skandalının patladığı 2008 yılında Société Générale, Fransa'nın ikinci büyük bankasıydı ve dünya genelinde yaklaşık 140 bin kişiyi istihdam etmekteydi [15][22]. Genel merkezi Paris'in finans bölgesi La Défense'taki ikiz kulelerdeydi. Özellikle hisse senedi türevleri alanında dünyanın önde gelen kurumlarından biri olarak tanınmaktaydı. İşte Kerviel'in bu dev yapının neredeyse tamamını tehlikeye sokacak pozisyonlara ulaşacak olması, hikâyeyi bu denli çarpıcı kılmaktadır.
Kerviel bankaya katıldığında uyum ve kontrol işleri yapılan middle office birimine yerleştirildi [1]. Buna göre sorumluluğu, traderların açtığı işlemleri kayıt altına almak, doğrulamak ve denetlemekti. Kerviel burada yaklaşık beş yıl çalıştı. Bu süreçte bankanın kontrol sistemlerinin nasıl işlediğini, hangi işlemlerin ne zaman ve nasıl kontrol edildiğini içeriden öğrenmiş oldu. Bu bilgi, ileride açacağı pozisyonları gizlemesinde en büyük silahı olacaktı.
Trader masası ve 7 Temmuz 2005
2005 yılında Kerviel, denetlediği tarafa geçerek bankanın Delta One masasına junior trader olarak atandı. Bu masada hisse senedi endeksleri ve bunlara bağlı türev ürünler üzerinde işlem yapılmaktaydı. Görevi, küçük fiyat farklarından yararlanan ve riski dengelenmiş arbitraj işlemleri yapmaktı.
Traderlık görevinin henüz ilk yılında yaşanan bir olay, Kerviel'in risk iştahını belirleyecekti. 7 Temmuz 2005 sabahı, işe gidiş saatinde Londra'da üç metro vagonunda ve bir çift katlı otobüste neredeyse eş zamanlı bombalar patladı. Saldırılarda 52 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.
Haber, kısa sürede Londra’daki traderlara ulaştı ve piyasalar sert tepki verdi. Londra Borsası'nın ana endeksi FTSE 100, seansın ilk 90 dakikasında yaklaşık %3,5 değer kaybetti. Bu düşüş, kabaca 44 milyar sterlinlik piyasa değerinin bir anda buharlaşması demekti [17]. Satışlar, özellikle turizm ve havacılık hisselerinde yoğunlaştı çünkü yatırımcılar, Londra'ya gelecek ziyaretlerin iptal edileceğinden endişe etmekteydi [17]. Hilton, Carnival ve British Airways günün en çok düşen hisseleri arasındaydı [18]. Etki Londra ile sınırlı kalmadı, Paris'te CAC 40 endeksi de ilk saatlerde %4,5'e kadar geriledi [19]. Ancak panik uzun sürmedi ve FTSE günü yalnızca %1,38 düşüşle kapattı [18]. Hatta saldırılardan bir gün önce, Londra'nın 2012 Olimpiyatları'na ev sahipliği yapacağı açıklanmış ve endeks üç yılın zirvesine çıkmıştı [18].
Kerviel, bu panik ortamında Alman sigorta devi Allianz'ın hisselerinde düşüşe oynayan bir pozisyon açtı. Ancak bu pozisyon yaklaşık 10 milyon euroluktu ve kendisine tanınan 1 milyon euroluk limitin on katıydı [16]. Tahmini tuttu ve banka yaklaşık 500 bin euro kâr elde etti. Kerviel bu limit aşımı nedeniyle yalnızca bir uyarı aldı [34]. İlk büyük kazancı, aynı zamanda ilk kural ihlali olmuştu ve bunun bedelinin hafif bir uyarıdan ibaret kalması, ileride çok daha büyük risklerin kapısını araladı.
50 milyarlık sır ve 2008 krizi
Allianz kazancının ardından Kerviel'in açtığı pozisyonlar giderek büyüdü. 2006'da yaklaşık 74 bin euro maaş ve 60 bin euro prim almaktaydı, bu da piyasadaki diğer traderlarla kıyaslandığında mütevazı bir gelirdi [1]. 2007'de ise kurallara aykırı biçimde açtığı pozisyonlar toplamda 30 milyar euroya ulaştı [20]. Yıl sonunda bu pozisyonlar bankaya yaklaşık 1,4 milyar euroluk bir kâr sağlamıştı ancak bu kâr bankanın kayıtlarına hiçbir zaman geçmedi [1].
Kerviel, açtığı izinsiz pozisyonları gizlemek için bunları dengeliyormuş gibi görünen sahte işlemler giriyordu [1]. Middle office'te geçirdiği beş yıl sayesinde hangi işlemin ne zaman kontrol edileceğini bildiğinden sahte işlemlerini kontrol gelmeden iptal edip yerine yenisini giriyor ve böylece fark edilmekten kaçıyordu. Bununla birlikte bu işlemlerden kişisel olarak para kazandığına dair bir kanıt bulunmamaktadır [1].
Ocak 2008'in ilk haftalarında Kerviel, Alman DAX, Fransız CAC 40 ve Euro Stoxx 50 endekslerinin yükseleceğine dair dev pozisyonlar açtı [21]. Pozisyonların toplam tutarı yaklaşık 50 milyar euroya ulaştı [20]. Bu rakam, Société Générale'in o günkü toplam piyasa değerinden bile fazlaydı [1].
18 Ocak 2008'de bankanın kontrol sistemleri bir anormallik tespit etti. 19 ve 20 Ocak hafta sonu boyunca yürütülen iç soruşturmada gizli pozisyonlar ortaya çıkarıldı [20]. Banka, bu büyüklükte pozisyonları taşıyamayacağı gerekçesiyle 21 Ocak Pazartesi'den itibaren üç gün boyunca pozisyonları piyasada sattı ve 24 Ocak'ta skandalı kamuoyuna duyurdu [20]. Bankanın açıklamasına göre zarar 4,9 milyar euroydu. Bu rakam, Kerviel'in 2007 kazançlarının, pozisyonların kapatılmasından doğan 6,3 milyar euroluk zarardan düşülmesiyle hesaplanmıştı [20].
Krizin ilk perdesi
Skandalın zamanlaması, onu 2008 küresel finans kriziyle doğrudan ilişkilendirdi. Amerika'da 2007 yazından itibaren yüksek riskli konut kredilerinin (subprime) geri ödenmemesiyle başlayan dalga, bu kredilere dayalı menkul kıymetleri elinde tutan bankaları sarsmaktaydı. Mart 2008'de yatırım bankası Bear Stearns batmanın eşiğinden döndü, 15 Eylül 2008'de Lehman Brothers iflas ederek krizi küresel bir çöküşe dönüştürdü. Kerviel skandalı, bu sürecin henüz başındayken, piyasaların zaten gergin olduğu bir anda patladı.
21 Ocak 2008'de dünya borsaları sert biçimde çöktü ve Société Générale'in satışları tam da bu günlere denk geldi. Ertesi gün, 22 Ocak'ta ABD Merkez Bankası (Fed) faizleri olağanüstü bir kararla 75 baz puan indirdi. Bu, Fed tarihindeki en büyük tek seferlik olağanüstü indirimdi [21]. Bazı analistler, bankanın on milyarlarca euroluk pozisyonu panik içinde satmasının piyasayı tamamen bir paniğe ittiğini öne sürdü [23]. Fed ise kararı alırken Société Générale'deki durumdan haberdar olmadığını ve indirimi ekonomik görünümün zayıflamasıyla gerekçelendirdiğini açıkladı [22]. Bir başka hesaba göre de bankanın satışları, o günlerdeki toplam işlem hacminin %5'ini ya da daha azını oluşturmaktaydı [21]. Kısacası "Kerviel krizi tetikledi" demek abartılı olmakla birlikte krizin en hassas anına denk gelerek paniği derinleştirmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Kahraman mı, dolandırıcı mı?
24 Ocak 2008'deki açıklamayla birlikte Kerviel'in adı bir gecede dünya gündemine oturdu. Bankanın dönemin CEO'su Daniel Bouton, onu "terörist" olarak nitelendirdi [15]. Fransa Merkez Bankası başkanı Christian Noyer ise onu bir "bilgisayar dehası" olarak tanımlarken banka içindeki bazı kaynaklar, onun hiç de "yıldız" bir trader olmadığını söylemekteydi [1]. Böylece daha ilk günden iki zıt Kerviel portresi çizilmeye başlandı: Bir yanda bankayı batırmaya ramak kalmış dâhi bir dolandırıcı, diğer yanda sistemin kurban seçtiği sıradan bir çalışan.
Kerviel 24 saatten kısa bir sürede istemeden bir internet fenomenine dönüştü. Adı Google'da perşembe öğleden sonra 100'den az sonuç verirken cuma günü 30 binden fazla sonuç vermekteydi [24]. Facebook'ta onun adına altı sahte profil açıldı, adını taşıyan alan adları şirketler tarafından hemen satın alındı [24]. Kullanıcılar bir yandan ona sanal "kelepçe" hediye ederken bir yandan da "Bravo" ve "Dur, dur la vie de trader" gibi destek mesajları yazmaktaydı [24]. Onunla ilgili gruplar o dönem binden fazla üyeye ulaştı [25].
Mizah da bu sürecin önemli bir parçasıydı. İnsanlar "Kerviel"i adeta yeni bir ölçü birimine çevirdi. 4,9 milyar euronun Burkina Faso'nun gayrisafi yurt içi hasılasına denk geldiği konuşulurken bir kullanıcı, Euromillions ikramiyesinin "0,026 Kerviel" ettiğini yazmaktaydı [25].
Ancak tartışmanın altında daha ciddi bir soru yatmaktaydı: Bir çalışanın 50 milyar euroluk pozisyonu bir banka tarafından nasıl fark edilmeyebilirdi? Kerviel'i savunanlara göre bankanın üst yönetimi, para kazandırdığı sürece onun risklerine göz yummuş ve kayıplar ortaya çıkınca tüm sorumluluğu tek bir kişiye yüklemişti. Bu bakış açısına göre Kerviel, finans sisteminin aşırılıklarının günah keçisiydi. Bu sebeple özellikle sol cenahtan isimler ona destek verdi, Jean-Luc Mélenchon ise Kerviel'in masum olduğunu ilan ederek bankayı suçladı [26]. Doğduğu kasaba Pont-l'Abbé'de de bir destek komitesi kuruldu [28].
Bankayı ve mahkemeyi haklı bulanlarsa Kerviel'i kurallara bilerek uymayan sahte işlemlerle bankayı ve meslektaşlarını kandıran bir dolandırıcı olarak görmekteydi. Skandal, genel olarak Fransız kamuoyunda bankacılık elitine karşı süregelen bir şüphecilik yarattı ve Avrupa finans kurumlarındaki reformların yeterli olup olmadığı sorgulanmaya başlandı [27].
On yıl süren hukuk savaşı
Skandalın ardından Kerviel, delilleri karartabileceği gerekçesiyle Şubat 2008'de tutuklandı ve 38 gün cezaevinde kaldı [8][52]. Serbest bırakılmasının ardından avukatlarının yardımıyla Lemaire Consultants & Associés adlı ağ kurulumu ve bilgi güvenliği alanında çalışan bir bilişim danışmanlık şirketinde işe başladı. Soruşturma sürerken finans piyasalarıyla ilgili her türlü faaliyet kendisine yasaklanmıştı [52]. Dosyayı, Fransa'nın en tanınmış sorgu hâkimlerinden Renaud Van Ruymbeke yargılamaya sevk etti [29].
Dava başlamadan bir ay önce, Mayıs 2010'da, Kerviel "L'Engrenage: Mémoires d'un trader" (Çark: Bir Traderın Anıları) adlı kitabını yayımladı. Kitapta Société Générale'in yaptıklarından haberdar olduğunu savundu. Flammarion, bankanın tehdidi nedeniyle kitabın adını ve yazarını son ana kadar gizli tutmuş ve kitap, 70 bin adetlik ilk baskıyla hemen çok satanlar listesine girmişti [53]. Kerviel, kitabın tanıtımı için France 2'nin akşam haberlerine ve Canal+'nın "Grand Journal" programına çıktı [53]. Bankanın dönemin iletişim direktörü Hugues Le Bret de kendi tarafının hikâyesini anlatan bir kitapla karşılık verdi [53].
İlk derece: "Seul coupable"
Dava, 8-25 Haziran 2010 tarihleri arasında Paris Ceza Mahkemesi'nin 11. Dairesi'nde, hâkim Dominique Pauthe başkanlığında görüldü [29]. Pauthe sert tavrıyla dikkat çekti. Hatta duruşma sırasında Kerviel'i, kendisine hitap edilirken su şişesinden içmemesi konusunda azarladı [30]. Duruşmanın dördüncü gününde eski bir meslektaşı, Kerviel'in amirlerinin yaptıklarından tamamen habersiz olamayacağını söyleyerek lehte ilk tanıklığı yaptı [30].
Karar 5 Ekim 2010'da açıklandı. Kerviel güven istismarı, sahtecilik ve bilişim sistemine hileli veri girişi suçlarından suçlu bulundu. Kendisine üçü fiilî, ikisi ertelenmiş olmak üzere beş yıl hapis cezası verildi ve bankanın tüm zararı olan 4,9 milyar euroyu tazminat olarak ödemesine hükmedildi [31]. Pauthe kararında, savunmanın sunduğu delillerin bankanın Kerviel'in faaliyetlerinden haberdar olduğu sonucuna varmaya yetmediğini belirtti [29]. Mahkeme, Kerviel'in eylemlerinin küresel ekonomik düzene zarar verdiğine hükmetti. Basın ise onun maaşıyla bu borcu ancak 170 bin yılda ödeyebileceğini hesapladı [28].
Kerviel ilk tepkisinde, kendisine herkesin bedelinin ödetildiğini ve bankayı kurtarmak için "Er Kerviel'i öldürdüklerini" söyledi [31]. Avukatı Olivier Metzner ise kararı mantıksız ve aşırı bularak aynı gün itiraz etti [31]. Böylece Kerviel, dünya kamuoyunun gözünde "dünyanın en fakir adamı" lakabını kazandı.
İstinaf, Yargıtay ve Versailles
Paris İstinaf Mahkemesi, 24 Ekim 2012'de ilk derece kararını tüm hükümleriyle onadı [32]. Ancak 19 Mart 2014'te Fransız Yargıtayı (Cour de cassation), cezai mahkûmiyeti onaylarken tazminat kısmını bozdu [32]. Bu karar aynı zamanda bir içtihat değişikliğiydi: Yargıtay geleneksel çizgisinden ayrılarak, mağdurun kendi kusurunun da tazminat hesabında dikkate alınabileceğine hükmetti [32].
Tazminat davası yeniden görülmek üzere Versailles İstinaf Mahkemesi'ne gönderildi. Eylül 2016'da mahkeme, Kerviel'in ödemesi gereken tazminatı 4,9 milyar eurodan 1 milyon euroya indirdi [32]. Mahkeme gerekçesinde bankanın eksikliklerinin tekil ihmaller değil, kötü niyetli bir çalışana geniş hareket alanı açan yönetim tercihleri olduğunu yazdı [33]. Avukatı David Koubbi, mahkemenin tutardan %99,98 oranında indirim yaptığını söyledi. Böylece Kerviel "dünyanın en fakir adamı" unvanını kaybetmiş oldu.
Aynı yıl bir başka cephede, Paris İş Mahkemesi 7 Haziran 2016'da Kerviel'in işten çıkarılmasının haksız olduğuna hükmederek bankayı ona 450 bin euro ödemeye mahkûm etti [34]. Mahkemeye göre banka, onu daha 2005'teki ilk limit aşımında işten çıkarmalıydı [32]. Ancak bu karar 2018'de Paris İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu ve işten çıkarma geçerli sayıldı.
Kayıt cihazındaki itiraf
Davanın en dramatik gelişmesi, soruşturmayı yürüten polis memurundan geldi. Paris Mali Suçlar Birimi'nden komiser Nathalie Le Roy, dinlediği tanıklar ve incelediği belgeler sonucunda Kerviel'in amirlerinin onun pozisyonlarından habersiz olamayacağına kesin biçimde inandığını açıkladı [35]. Le Roy, 15 Haziran 2015'te bir Paris kafesinde eski Paris başsavcı yardımcısı Chantal de Leiris ile yaptığı konuşmayı gizlice kaydetti [36]. Kayıtta de Leiris, finans çevresinde bankanın her şeyi bildiğinin herkesçe bilindiğini ve Le Roy'un banka tarafından tamamen yönlendirildiğini söylemekteydi [36]. Ancak de Leiris sonradan sözlerinden geri adım attı, bankanın ne kendisi ne de polis üzerinde etkisi olduğunu savundu ve Le Roy hakkında şikâyette bulundu [37].
Bu tartışmalara bir de vergi boyutu eklendi. Bir Fransız milletvekilinin soru önergesine göre banka, Kerviel'e karşı açtığı dava daha sonuçlanmadan 2008'den itibaren zararın 2,2 milyar eurosunu vergiden düşmüştü [38]. Yani zararın önemli bir kısmı dolaylı yoldan Fransız vergi mükelleflerine yansımıştı.
Kerviel'in yeniden yargılanma talebi ise 2018'de reddedildi [39]. Bu sonuç sürpriz değildi, zira Fransa'da son 50 yılda yalnızca 11 hükümlü yeniden yargılanma ve itibar iadesi hakkı kazanabilmişti [39].
Vatikan'dan Paris'e bir hac yolculuğu
Yargıtay kararı beklenirken 19 Şubat 2014'te Kerviel, avukatı David Koubbi ile birlikte Vatikan'a gitti. Aziz Petrus Meydanı'ndaki haftalık genel kabulün ardından Papa Françesko ile tanışma fırsatı buldu [40]. Bu kabullerin sonunda her hafta yaklaşık yüz kişi Papa ile kısaca görüşüp onun kutsamasını alabilmektedir [40]. Dolayısıyla bazı kaynaklarda "uzun bir görüşme" olarak sunulan bu buluşma, aslında Papa ile birkaç kelimelik bir konuşmadan ibaretti [42]. Kerviel, Papa'yı kendisi için dürüstlük ve doğruluğun ahlaki figürü olarak gördüğünü onu, sistemi ahlakileştirebilecek tek yol gösterici fener olarak tanımladığını söylemişti [40].
Bu görüşmeyi kendisi için belirleyici olarak nitelendiren Kerviel, 5 Mart 2014'te Roma'dan Paris'e doğru yaklaşık 1.400 kilometrelik bir yürüyüşe başladı [41]. Amacı, finans dünyasının aşırılıklarına karşı bir protesto yürüyüşü yapmaktı. Yürüyüş boyunca etrafında güçlü bir destek grubu oluştu. Kerviel de küresel finansın aşırılıklarının bir sembolü hâline geldi [42].
Yolculuğun en renkli figürlerinden biri, Poitiers'li rahip Patrice Gourrier oldu. Gourrier, sırt çantasına Papa'nın "Yüzü olmayan ekonominin diktatörlüğüne hayır" sözünü iliştirerek Kerviel'le birlikte sınıra kadar yürüdü [41]. Hatta Kerviel, Paris'e varmadan tutuklanırsa yürüyüşü onun yerine kendisinin tamamlayacağına söz verdi [41].
İki buçuk aylık yürüyüşün sonunda, 17 Mayıs 2014'te, İtalya-Fransa sınırına birkaç on metre kala Kerviel kameraların önünde Fransa'ya girmeyeceğini açıkladı [41]. Mart ayında Yargıtay cezasını onaylamış ve cezasını çekmek üzere Menton polisine teslim olması istenmişti. Kerviel ise Cumhurbaşkanlığından kendisi lehine tanıklık yapabilecek kişilere dokunulmazlık tanınmasını talep etmekteydi [42]. Ancak 18 Mayıs gece yarısı, teslim olması gereken saatte, Menton'da sivil polisler tarafından gözaltına alındı ve hiçbir direnç göstermedi [42].
Ünlülerin cezaevleri
Kerviel'in parmaklıklar ardındaki günleri, Fransa'nın en tarihi ve en büyük cezaevlerinde geçti.
La Santé: Paris'in kalbindeki cezaevi
Kerviel'in Şubat-Mart 2008'deki 38 günlük tutukluluğunu Paris'teki La Santé Cezaevi'nde geçirdiği belirtilmektedir. Cezaevi, mimar Émile Vaudremer tarafından inşa edilmiş ve 20 Ağustos 1867'de, yani Société Générale ile aynı dönemde, III. Napolyon'un ikinci imparatorluğu sırasında açılmıştır [47]. Başlangıçta 500 hücreye sahip olan cezaevi, 1900'de 1.000 hücreye çıkarıldı [47]. Bir dönem idam mahkûmları da burada giyotinle idam edilmekteydi [47]. Bugün Paris surları içinde kalan son cezaevidir [47].
La Santé, "ünlülerin cezaevi" olarak bilinmektedir. Şair Guillaume Apollinaire burada kısa bir süre kalmış, bu deneyim ona "À la Santé" adlı şiirini yazdırmıştı. Haksız yere vatana ihanetle suçlanan Yüzbaşı Alfred Dreyfus, "Çakal" lakaplı Venezüellalı militan Carlos ve Panama'nın eski diktatörü Manuel Noriega da bu cezaevinin ünlü sakinleri arasındaydı [49]. Bunların yanı sıra Jacques Mesrine, Maurice Papon ve Bernard Tapie de La Santé'de yatmıştır [48]. Ekim 2025'te ise eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Libya'dan yasa dışı seçim finansmanı davasında aldığı beş yıllık cezanın bu hapishaneye atılmıştır.[49].
Nice ve Fleury-Mérogis
Mayıs 2014'teki gözaltının ardından Kerviel, önce Nice tutukevine götürüldü [42]. Kısa süre sonra Paris'in güneyindeki Fleury-Mérogis Cezaevi'ne nakledildi.
Fleury-Mérogis, Avrupa'nın en büyük cezaevidir ve 4.100'den fazla mahkûm barındırmaktadır [43]. 1964-1968 yılları arasında 180 hektarlık bir alana "cezaevi şehri" olarak inşa edildi [46]. İronik biçimde ilk 500 mahkûm Mayıs 1968'de Fransa'nın en büyük toplumsal başkaldırısının ortasında buraya getirildi [45]. Açıldığı dönemde L'Express dergisi onu "5 yıldızlı" bir cezaevi olarak nitelendirmişti [45]. Ancak yıllar içinde aşırı kalabalık, asbest sorunları ve insanlık dışı geometrik yapısıyla eleştirilerin hedefi oldu [45]. 2008'de 2.855 kişilik kapasitesine karşın 3.800'den fazla mahkûm barındırmaktaydı [46].
Fleury-Mérogis de pek çok ünlü mahkûma ev sahipliği yaptı. Fransa'nın en ünlü genelev işletmecisi "Madame Claude" (Fernande Grudet), "Halk Düşmanı No. 1" lakaplı soyguncu Jacques Mesrine, rapçi JoeyStarr ve 13 Kasım 2015 Paris saldırılarının hayatta kalan faillerinden Salah Abdeslam bunlar arasındadır [44]. Charlie Hebdo saldırısının faillerinden Chérif Kouachi ile Hyper Cacher marketini basan Amedy Coulibaly'nin de yolları ilk kez bu cezaevinde kesişmişti. Kerviel'in adı da bu listede yer almaktadır [44].
Parmaklıkların ardından
Kerviel, 8 Eylül 2014 sabahı beş aydan kısa bir süre kaldığı Fleury-Mérogis'ten şartlı tahliyeyle çıktı [50]. Tahliye şartları gereği her an elektronik kelepçe takmak ve hafta içi her akşam evde bulunmak zorundaydı [50]. Kelepçe, 26 Haziran 2015'e kadar ayağında kaldı [50]. Cezaevi kapısında gazetecilere hayatını yeniden kurmak, sevdikleriyle normal bir hayat yaşamak ve bir aile kurmak istediğini söyledi [50]. Onu kapıda ağabeyi, sevgilisi, yönetmen Christophe Barratier, rahip Patrice Gourrier ve destek komitesi karşıladı [51].
Tahliye sonrası bir bilişim danışmanlık şirketinde çalışmaya başladı [50]. 2016'da ise hayatı, Barratier'nin yönettiği ve Arthur Dupont'un Kerviel'i canlandırdığı "L'Outsider" adlı filmle beyaz perdeye taşındı [55]. Kendi kitabı "L'Engrenage"dan uyarlanan film, Kerviel'in bankaya girişinden subprime krizinin onu yutmasına kadar geçen süreci anlatmaktaydı [55]. Aynı yıl yayımlanan ikinci kitabı "J'aurais pu passer à côté de ma vie" (Hayatımı kaçırabilirdim) ise davadan sonraki hayatını, cezaevini, Papa ile görüşmesini ve yeniden bulduğu inancını konu almaktaydı [54].
Versailles kararıyla borcu 1 milyon euroya inse de Kerviel'in mali yükü bitmedi. Banka, bu tutarı tahsil etmek için icra yoluyla banka hesaplarına el koydurdu [57]. 2026 itibarıyla hâlâ bir milyon eurodan fazla borcu bulunan Kerviel, geçimini ağırlıklı olarak finans sisteminin riskleri üzerine verdiği konferanslarla sağlamaktadır [56]. Magazin basınına göre bugün evli ve yedi yaşında bir kız çocuğu babasıdır [56]. Aldığı yardım tekliflerini ise kabul etmemektedir [56].
Kamuoyunun bir kısmı onu hâlâ kapitalizmin kurbanı olarak görürken diğer bir kısmı için Kerviel, bir dolandırıcı olmayı sürdürmektedir. Ancak mahkeme kararları bu iki anlatıyı da kısmen haklı çıkarmıştır: Ceza mahkemeleri onu tek başına suçlu bulmuş, Versailles mahkemesi ise bankanın kendi zararına ortak olduğunu kabul etmiştir. "Dünyanın en fakir adamı" lakabı da bu iki gerçeğin tam ortasında, bir dönemin finans dünyasının hem aşırılıklarını hem de çelişkilerini simgelemeye devam etmektedir.
Kaynakça:
- Reuters / TradingSat: Fraudeur génial ou bouc émissaire, le mystère Kerviel
- Wikipedia: Pont-l'Abbé
- Tourisme Bretagne: Pont-l'Abbé
- Flags of the World: Pont-l'Abbé
- Monumentum: Musée bigouden
- Anniversaire Célébrité: Jérôme Kerviel
- The Local: Profile, the Frenchman who nearly broke the bank (2015)
- LyonMag: Le trader était diplômé de Lyon II
- Thotis: Classement des universités en économie et gestion 2026
- Lyon Capitale: Lyon 2 bien placée
- Société Générale: 160 years old
- Société Générale India: Financial Statement 2014
- Copeps: L'histoire de la Société Générale
- AOL: Ex-Societe Generale trader Kerviel sentenced
- Grokipedia: Jérôme Kerviel
- Oxford University Press Blog: The financial consequences of terrorism
- Mail & Guardian: London stocks slump after blasts
- Christian Science Monitor: Business & Finance, 8 July 2005
- Société Générale: The Jérôme Kerviel affair in 10 points
- Ritholtz: Conspiracy theory of the day ve End of January Linkfest
- Truthdig: The Man Who Lost $7.2 Billion
- RTÉ: French fraud may have prompted Fed cut
- AFP / WebManagerCenter: Kerviel, nouvelle star de l'internet
- Moneyvox: Des internautes prennent fait et cause pour Kerviel
- Politis: Affaire Kerviel, décision de la Cour de cassation
- France Today: French-American Foundation Weekly Brief
- RTBF: Lourde peine pour Kerviel
- Slate: Kerviel, seul coupable, seul responsable ve Slate: Kerviel, l'ennemi intérieur
- Documentissime: Procès Kerviel, point à J+7
- Moneyvox: Kerviel, "on a voulu me faire payer pour tout le monde"
- Actu-Juridique: Affaire Kerviel, suite et fin ?
- Le Monde du Droit: Réduction des dommages et intérêts en appel
- Actu-Juridique: Le volet prud'homal en appel
- Tendance Ouest / AFP: Un nouveau témoignage met en cause la banque
- Moneyvox: Un enregistrement clandestin évoque des manipulations
- Moneyvox: Non-lieu requis pour la Société Générale
- Assemblée nationale: Question n° 3534
- AllNews / AWP: Pas de nouveau procès pour Jérôme Kerviel
- Économie Matin: Kerviel a rencontré le pape François
- RTBF: Kerviel reste en Italie
- RTBF: Interpellé à Menton, Kerviel est emprisonné à Nice
- Wikipedia: Fleury-Mérogis Prison
- Le360: La prison de Fleury-Mérogis
- Actu-Juridique: Fleury-Mérogis, de "5 étoiles" à "paquebot déshumanisant"
- ENAP: Éphéméride mai ve Ministère de la Justice: Centre pénitentiaire de Fleury-Mérogis
- Wikipedia: La Santé Prison
- Europe 1: La prison de la Santé comme si vous y étiez
- NBC News: Sarkozy to begin serving prison sentence ve El Independiente: Del Elíseo a la prisión de La Santé
- The Local: Rogue trader Kerviel leaves prison ve Malay Mail: Kerviel leaves French jail
- Purepeople: Kerviel libre, retrouve ses proches
- PlanSponsor: Kerviel lands IT job
- Livres Hebdo: Un tirage de 70 000 exemplaires pour Kerviel ve Un nouveau document sur l'affaire Kerviel
- Livres Hebdo: Dans le monde de la finance
- Le Temps: Le louveteau de la Défense
- Purepeople: Le quotidien de Jérôme Kerviel aujourd'hui (2026)
- Le Temps: Affaire Kerviel, la Société Générale blanchie par la justice
Görseller İçin Kaynakça:
Jerome Kerviel https://www.courrier-picard.fr/id411978/article/2023-05-08/lex-trader-jerome-kerviel-invite-la-nouvelle-scene-de-nesle
Nantes Üniversitesi Ana Kampüsü https://en.wikipedia.org/wiki/Nantes_University
Societe Generale https://turkishtimedergi.com/ekonomi/societe-generaleden-2026-tcmb-tahmini-faiz-yuzde-24e-inecek/
London Bombing https://en.wikipedia.org/wiki/7_July_2005_London_bombings
Renaud Van Ruymbeke (hakim) https://en.wikipedia.org/wiki/Renaud_Van_Ruymbeke
Kerviel'in İlk Kitabı https://www.amazon.com.tr/LEngrenage-M%C3%89MOIRES-Documents-t%C3%A9moignages-dactualit%C3%A9/dp/2081238861
İlk Davanın Başkanı https://www.lesbiographies.com/biographie/pauthe-dominique,188887
Paris İstinaf Mahkemesi https://www.sortiraparis.com/tr/haberler/miras-gunleri/articles/319588-kultur-mirasi-gunleri-2026-paris-istinaf-mahkemesi-nde-olaganustu-ziyaretler
Hapisten Çıkış Fotoğrafı https://www.independent.co.uk/news/business/news/jerome-kerviel-leaves-prison-on-conditional-release-9718129.html
Kerviel'in İkinci Kitabı https://www.amazon.ca/Jaurais-passer-c%C3%B4t%C3%A9-vie-French-ebook/dp/B01M6A0JIU
L'Outsider Film Kapağı https://evrimagaci.org/eser/loutsider-19968
